 |
Bu kitap bir tarih kitabı değildir. Ancak tam anlamıyla hayali bir roman da değildir. Mümkün olduğu kadar kaynaklara ve belgelere dayanılarak kaleme alınmış, bir tarihi belgesel romandır.
Bu kitap, "vatan imdat bekliyor" diyerek cepheye koşan ve bir daha da dönüp arkasına bakmayanların, yarım kalmış sevdalarının romanıdır.Bu kitap, "Bu milleti sevmek, bu millete hizmet etmek bir ibadettir," anlayışını hayat tarzı yaparak, düşmanın önünde bir adım bile geri atmayanların romanıdır.
Bu kitap doğunca bir kulağına ezan, bir kulağına kamet okunup, helâl süt emzirilerek beslenip büyütülmüş, sonra da davulla zurnayla, dualarla tekbirlerle, okunan Kur'an'larla cepheye yollananların romanıdır.Bu kitap, "Oğul, bizim buralarda üç şeye kına yakılır: Biri kurbanlık koça, Allah'a kurban olsun diye. Biri gelin olup giden kıza; namusuna, şerefine kurban olsun diye. Biri de askere gönderilen evlada, vatana kurban olsun diye," diyen anaların "Kınalı kuzularının" romanıdır.
Bu kitap, vatanın her karış toprağını kutsal bilen, "vatan namusumdur" diyen Kürt'ü, Türk'ü, Alevi'si, Sünni'si ile vatan sevdalılarının romanıdır.Bu kitap, dualarla oğlunu askere yollayan: " Oğlum, Allah ve vatan için askere gidiyorsun. Şehit olursan, şehit anasıyım der, övünürüm. Gazi olursan, seninle gurur duyar, başım dik, alnım açık gezerim. Aman ha oğul, düşmanın önünden bir adım bile geri atmayasın, yoksa hakkım da, sütüm de sana helâl olmaz," diyen anaların romanıdır.
Bu kitap, kocasını, nişanlısını, babasını, ağabeyini cepheye yollayan boynu büküklerin, yaralı yüreklerin, öksüzlerin, yetimlerin romanıdır.Dün düşman Anzak'tı, İngiliz'di, Fransız'dı, şu devletti, bu devlet ya da devletlerdi. Ama bugün en büyük düşmanımız yine kendimiz; cahilliğimiz, tembelliğimiz, geriliğimiz. Bizim kendi kendimize yaptığımız düşmanlığı, kötülüğü bir başka devlet yada millet yapamaz, yapmamıştır.
Önce, her şeyden önce, kendimize olan düşmanlıktan kurtulmamız gerekmektedir. Sonra cahillikten, tembellikten, gerilikten kurtuluruz.Milli birlik ve beraberliğimizin hiç kopmaması, kardeş kanının akmaması, ayrılıkların yüreğimizi yakmaması, içimizi acıtmaması, YENİ ÇANAKKALELER, SAKARYALAR, DUMLUPINARLAR yaşanmaması için Çanakkale Ruhunu daima içimizde yaşatmalıyız.
|